“Ve uzun süre yaşadığım mahallem,
Ve özlemle yâd ettiğim evim,
Ve çocukluk günlerimi gençlik yıllarıma bağlayan, yokuş yokuş yokuşlar.
Ve yalnızlığımı hayallerime gömdüğüm bahçem, ağaçlarım, dallarım…”
Ve işte geldim tekrar mahalledeki evime. Viran olmuş, dağılmış ama ilk heyecanım gibi yapmaya koyuldum şimdi. Burada kalıyorum.
Daha sessiz, daha karanlık, daha serin ama içime verdiği huzurla aydınlanıyor, ısınıyor ve sessizliği kendim bozuyorum. Tek tük evler, uzaktaki ışıkların göz kırpışları, gece kuşunun sesi, esen rüzgarla kıpırdayan yaprakların sesi.
Gene yeşerteceğim, gene kapımın önünde oturup hayallerimi kovalayacağım huzur içinde. 4 yaşında geldiğim mahalleme veda etmediğimden belliydi yarım asırdır buralara geleceğim.
Umutları kovalamak lazım nasip olsun diye.
Duyguları taze tutmak lazım sevgi dolsun diye.
Huzuru aramak lazım vakti gelsin diye.
Buyurun gelin bahçemde bir çay içelim dostlar. Yâd edelim, hatırlayalım, hatıralarımızı paylaşalım. Sevgiyle kalın.